Enjeksiyon İğne Yapma ve Aşı

Enjeksiyon veya iğne yapma, vücutta damar, doku, kanal veya boşluk içine genellikle enjektör aracılığıyla sıvı veya ilaç verme işlemidir. Sindirim sistemi yolu dışında, parenteral yolla uygulanır.

En yaygın sağlık prosedürlerinden biri olan enjeksiyonlar, gelişmekte olan ve tranzisyonel ülkelerde her yıl 16 milyar kez uygulanmaktadır. Enjeksiyonların %95'i tedavi amaçlı, %3'ü aşılama için ve geri kalanı kan nakli gibi amaçlar için uygulanmaktadır.

İğne Uygulamalarının Yapıldığı Yollar

Deri İçi (intradermal) Uygulama: Tanı koymak amaçlı yapılan uygulamadır.(Deri alerji testi gibi) İşlem sonrası deri altındaki oluşan kabarıklığın ölçüsü,şekli tanı koymada yardımcı olur. Ön kolun iç yüzü tercih sebebidir. Eldiven giyilip enjektör steril şekilde açıldıktan sonra aktif olmayan elimizle kolu alttan tutup iğne olan elimizle (iğnenin açık ucu yukarı bakacak) kola 5-15 derecelik bir açıyla girilir ve ardından ilaç uygulanır. Daha sonra iğneyi aynı açıyla geri çekilip ilaç sızıntısı varsa kuru pamukla silinir.

Deri Altı (Subkutan) Uygulama: Kas ve dermis arasına yapılan uygulamalardır (insülin ve heparin gibi) üst kolun dış arka yüzüne en çok tercih edilendir. Eldiven giyilip hastanın kolunda uygulama yapılacak yere antiseptik solüsyon sürülerek silinir. İşlem sonrası için uygulama yerini silmek adına temiz bir pamuğu yüzük parmağı ile serçe parmak arasına yerleştirilir. Kullanmadığımız elimizle kol hafifçe sıkıştırılarak yükseltilir.(yaklaşık 2,5 cm) Enjektör kalem gibi tutularak 45 (çok zayıf insanlarda) -90 derecelik bir açıyla dokuya batırılır.Daha sonra aktif olmayan el serbest bırakılarak ilaç uygulanır. Daha sonra parmak arasındaki pamuk uygulama yerine hafifçe bastırılarak iğne geri çekilir.

Kas İçi(İntramüsküler) Uygulama: Direkt kas içine uygulanır. Dikkatle uygulanması gerekir. Uygulama yerini tespit etmek için hasta yüzüstü yatar halde ayakları içe bakacak şekilde yatırılır. Ardından kişinin bir kalçası, hayalen kare olacak şekilde dörde bölünür. Sonra sağ üst kısımdaki kare tekrar dörde bölünür ve sağ üst dış kısımda kalan yere enjeksiyon uygulanır. Eldiven giyildikten sonra belirlenen bölge antiseptik solüsyonla silinir. Aktif olmayan elimizle uygulama yerini baş ve işaret parmağı arasında gerdirip hafifçe bastırıyoruz. Daha sonra 90 derecelik açıyla hızlı bir şekilde belirlenen yere iğneyi tamamen batırıyoruz. Ardından aktif olmayan elimizi bırakıp pistonu hafifçe geri çekiyoruz (Enjektör içi hava ile dolmalı, kan gelmesi durumunda iğne çıkarılıp yeni enjektörle tekrar denenir) İlaç içeriye çok yavaş verilir. İşlem bittikten sonra temiz pamukla iğnenin giriş yerine hafifçe bastırıp enjektörü hızlıca geri çekiyoruz.

AŞI

Aşı, hastalıklara karşı bağışıklık sağlama amacı ile insan veya hayvan vücuduna verilen, zayıflatılmış hastalık virüsü, hastalık etkeninin parçaları veya salgıları ile oluşturulan çözeltidir.

Mikroplar veya virüslerce oluşturulan hastalıklara karşı vücut, bağışıklık sistemi ile yanıt verir. Bağışıklık sisteminin hastalık etkeni vücuda girmeden, yani hastalık gelişmeden, etkeni tanıması ve onu yenecek yanıtı geliştirmesi (Örneğin vücudun gerekli antikoru üretmesi), aşılamanın temel ilkesidir. Bu amaçla hastalık yapma yetisi azaltılmış hastalık etkeni, tüberküloz (BCG) aşısında olduğu gibi, kullanılabilir.

Tüm hastalık etkenleri için hastalık yetisi azaltılmış mikro organizma bulunamayacağı için, etkenin dış kılıfı gibi parçaları ya da salgıladığı maddeler, difteri (DBT) aşısı gibi, kullanılabilir.

Aşı, özellikle küçük çocuklara her ne kadar korkutucu ve ürkütücü görünse de aşı sağlık içindir, aşırı veya fark edilemeyecek kadar etkisiz virüsler, salgınlar vb. için hem çok önemlidir hem de faydalı bir önlemdir.